Pazar, Şubat 1, 2026
Ana SayfaManşetDoğal Gaz Ticaretinin Derinleşmesi ve Petrol-Doğal Gaz Arama-Üretim Faaliyetleri Açısından 2026 Beklentileri

Doğal Gaz Ticaretinin Derinleşmesi ve Petrol-Doğal Gaz Arama-Üretim Faaliyetleri Açısından 2026 Beklentileri

Zamanın hızlı aktığı, dünya genelinde enerji alanında denklem değiştirecek birçok gelişmenin yaşandığı, ülkemizde stratejik anlamda kaynak çeşitliliğini artırmak ve farklı tedarikçilerden uzun dönem doğal gaz temini için yaptığımız anlaşmaların imzalandığı, sahada kulelerin olabildiğince aktif olduğu ve servis firmalarının petrol ve doğal gaz arama-üretim faaliyetleri için yoğun çaba gösterdiği 2025 yılını geride bıraktık.

Uzun dönem farklı sektör devleriyle yapılan LNG tedarik anlaşmaları portföyümüzü çeşitlendirirken, arz güvenliği perspektifini ve operasyonel esnekliğe katkı sağlamıştır. Enerjide merkez ülke olma hedefi doğrultusunda piyasa oyuncularının olumlu karşıladığı gelişmeler 2026 dönemi ve sonrasına ilişkin piyasanın derinleşmesi ve milli kuruluşumuz BOTAŞ’ın yanında özel sektörün de piyasa kurgusu içinde pay almasına ve ticaret hacminin büyümesine katkı sağlayacaktır. Uzun yıllardır arzulanan, özel sektör oyuncularının da ticaret hacminin gelişmesi beklentisi daha fazla ötelenmemelidir. Sahip olduğumuz altyapı, piyasa kurgusunun mevzuatsal anlamda yeterliliği ve EPDK’nın yenilikçi yaklaşımlarıyla özel sektörün daha aktif olduğu bir doğal gaz piyasasına ihtiyaç olduğu aşikardır.

Özellikle Güneydoğu Avrupa ve ikili ilişkilerimizin gelişmiş olduğu komşu coğrafyalarla enerji alanındaki iş birlikleri, doğal gaz tedariği anlamında kapasitemizin büyüklüğü, kaynak çeşitliliğimiz sadece ülkemiz için değil bölgemiz için de arz güvenliği perspektifine katkı sağlamaktadır.

Konjonktürel olarak, enerji denkleminin özellikle Avrupa özelinde farklılaşması, yaptırımlar ve dünya genelinde belirsizlik ülkemizi stratejik anlamda önemli bir noktaya taşımaktadır. İşte bu zamanlama, arz güvenliği perspektifinden ödün vermeden, devletimizin öncülüğünde, özel sektör için de fırsatlar barındırmaktadır. Yakın coğrafyamız için enerji alanında, özel sektör olarak ticari hacmimizi geliştirerek bölgemizde oluşan beklentilere cevap verebiliriz. Komşu ülkelerle olan ilişkilerimizde nasıl ticaret, sanayi, inşaat alanlarında özel sektör yatırımları önemli bir kaldıraçsa, enerji alanında da farkımızı ortaya koyabilecek bilgi birikimi, teknoloji ve yatırım iştahına sahibiz.

T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız öncülüğünde doğal gazın desteklenmesine ilişkin mekanizmada yapılacak değişiklikler, genele yaygın destekleme mekanizmasından uzaklaşarak tüketim bazlı ya da kırılgan kullanıcı odaklı yaklaşımların piyasanın dengelenmesine yardımcı olacaktır. Hepimizin malumu olduğu üzere, maliyet bazlı fiyat mekanizmasının oluşmamış olması piyasanın dengeli oluşumunun önündeki en büyük engeldir. Nihai anlamda, piyasayı maliyet bazlı fiyat gerçeğine taşıyacak her adımı zaman kaybetmeden, şüphesiz ki sosyal devlet anlayışından ve enflasyonun kontrol altına alınması hedefinden taviz vermeden gerçekleştirmeliyiz.

Ülkemizin sahip olduğu potansiyel, özellikle altyapı anlamında geliştirdiğimiz kapasite, doğal gaz tüketim miktarlarımız, dünya ile entegre teknik ve ekonomik altyapımız, enerji ticaretinden kamu-özel birlikteliğiyle daha fazla pay almamız gerçeğini bize göstermektedir. 2026 yılının bu anlamda gelişmeleri gözlemleyeceğimiz ve uzun süredir doğal gaz ticaretinde pay almak isteyen özel sektörün bu alanda daha aktif olacağı bir dönem olmasını beklemekteyiz.

Son yıllarda petrol ve doğal gaz arama-üretim faaliyetleri alanında özellikle milli kuruluşumuz TPAO tarafından ortaya konan başarılı performans 2025 yılına saha faaliyetleri, açılan kuyular, aktif kule sayısı ve nihayetinde rekor üretim seviyeleri olarak yansıdı. Bu olağanüstü çaba servis firmalarının 7/24 esaslı ve adanmış performansıyla hayata geçti. Son 5 yıllık döneme baktığımızda, saha faaliyetleri, yatırım iştahı ve üretim rakamları olarak üst üste koyarak sektör gelişimini devam ettirmektedir. TPAO öncülüğünde yürüyen bu süreçte, özel sektör de imkanlar dahilinde aktif olarak çalışmaktadır. Özellikle servis sağlayıcılar bu başarı hikayesinin en önemli paydaşı konumundadır. Yerli/yabancı ayrımı olmaksızın arama ve üretim faaliyetlerinin arttığı bu dönemde servis firmaları yoğun bir dönemden geçmektedir.

2025 yılı içerisinde Karadeniz’deki arama faaliyetleri kapsamında keşfi yapılan Göktepe-3 Kuyusundaki doğal gaz başarı hikayesinin yeni bir halkası olmuştur. Karadeniz’deki üretim faaliyetleri kapsamında günlük 9,5 milyon metreküp doğal gaz üretimi tarihi başarı hikayesinin ispatıdır. Diğer taraftan sadece Gabar’daki günlük 81.000 varillik üretim ekonominin damarlarında dolaşmaktadır. Gabar’da keşfi yapılan ham petrol Irak-Yumurtalık boru hattı kullanılarak 2025 yılının başından itibaren piyasalarla buluşmaktadır.

Teknolojik ve altyapı anlamında özellikle derin deniz sondaj kabiliyetimizi artırmak adına filomuza eklenen yeni nesil sondaj gemileri ülkemizin kapasitesini artırmakta ve dünyanın birçok farklı coğrafyasında derin deniz sondaj faaliyetleri gerçekleştirebilmemiz adına imkanlar sunmaktadır.

Enerji diplomasisi kapsamında, ülkemiz sınırlarının dışında global bir oyuncu olabilmek için yoğun çaba harcanmakta, birçok farklı ülkeyle anlaşmalar imzalanarak petrol ve doğal gaz arama-üretim faaliyetleri anlamında enerji devleriyle olan rekabette pozisyonumuzu güçlendirmekteyiz. Özellikle Somali, Pakistan, Libya, Türkmenistan, Macaristan ve diğer ülkelerle farklı sahalarda yaptığımız anlaşmalar geleceğe ilişkin inancımızı ve operasyonel kabiliyetimizi göstermektedir.

2026 yılı saha faaliyetlerinin daha da arttığı, sondaj kulelerinin aktif olarak çalışacağı bir yılı işaret etmektedir. Sahadaki bu çaba keşif ve üretim artışı olarak karşımıza çıkacaktır. Sahip olduğumuz filo, Karadeniz’de orta ve doğu bölümde yeni arama kuyuları açmamızı sağlarken, uluslararası alanda da farklı coğrafyalarda faaliyetlerimizi sürdürmemize imkan sağlayacaktır. Farklı milli petrol şirketleriyle ve özel sektör oyuncularıyla yapılan anlaşmalar somut yatırımlara dönüşerek TPAO eliyle ülkemizin uluslararası oyuncu olabilme potansiyelini destekleyecektir. Akdeniz’de de milli menfaatlerimizden ödün vermeden petrol ve doğal gaz aramacılığı stratejisi devam edecektir. Milli kuruluşumuz TPAO’nun ülkemiz dışında yapacağı her sondaj, her saha faaliyeti inşallah keşif ve üretim olarak karşımıza çıkacaktır. Önümüzdeki dönem TPAO özelinde uluslararası alanda başarıların yazılacağı bir zaman olacaktır. Bu süre zarfında özel sektör tüm ulusal ve uluslararası projelerde kendi adına her türlü desteği vermeye hazırdır. Özellikle ülkemizdeki küçük ölçekli üretimin yapıldığı sahalarda stratejik iş birlikleriyle yeni modeller geliştirilebilir. Özel sektör de yeni ruhsatlarda ya da mevcut taahhütlerinde aktif olacak ve ülkemizin kaynaklarının ideal bir şekilde ekonomiye kazandırılabilmesi için katkı sunacaktır.

Karadeniz’deki doğal gaz üretiminin yüzer platform ile entegre edilerek artırılması ve günlük 20 milyon metreküp doğal gaz üretim hedefi 2026 yılının en kritik gelişmesi olacaktır. Diğer taraftan, karasal alanların daha çok aranarak yeni Gabar’ların keşfi bölgenin ve ülkemizin ekonomik anlamda çehresinin değişmesine katkı sağlayacaktır.

2025 yılında imzalanan, ilk sonuçlarını 2026 yılı içerisinde görmeyi beklediğimiz ve ülkemizdeki petrol ve doğal gaz arama-üretim faaliyetlerinin komple çehresini değiştirebilecek olan ankonvansiyonel arama faaliyeti tüm sektör oyuncularının odaklandığı bir süreçtir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Diyarbakır özelinde petrol amaçlı, Trakya’da ise doğal gaz hedefli ankonvansiyonel olarak gerçekleştirilecek petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri gelecek dönemin en temel belirleyicisi olacaktır. Söz konusu proje, TPAO – ülkemizde yıllardır faaliyet gösteren bir petrol şirketi ile ABD’de kendini ispatlamış ankonvansiyonel arama ve üretim faaliyetleri anlamında ileri teknolojiye sahip bir dünya devi arasında ortak olarak hayata geçirilecektir.   Bu gelişme bile ülkemizin dünya ile entegre olduğunun, petrol ve doğal gaz arama-üretim faaliyetlerinin herkesin faydasına olan risk paylaşım esaslı ortaklık modelleriyle gerçekleştiğinin ispatıdır.

2026 yılında kamu-özel, yerli-yabancı ayrımı olmaksızın ülkemizin hidrokarbon potansiyelinin ortaya çıkarılması için çaba gösteren herkese başarılar diliyoruz. Bu yoğun süreçte, sektör standartlarından, iş ve işçi sağlığı ve güvenliği perspektifinden ödün vermeden kazasız belasız nice sondajlar temenni ediyoruz.

Authors

BENZER YAZILAR

En Popüler