Bazı zamanlar oluyor ki ne yazsam diye bayağı bir düşünüyorum. Bunun sebebi yazacak şey olmaması değil, tam tersine yazacak çok fazla önemli konu olması; ‘Hangisini yazsam acaba diye?’ düşünürken gündemde kaybolayazıyorum. Herkes gibi 3I/Atlas’ı konuşasım var aslında buranın gündemine uymuyor maalesef. Son beş yılda yaşadıklarımızın ardından ‘şu uzaylılar gelse de rahatlasak diye’ düşünen tayfaya hak veriyorum, ancak bir taraftan da çok komik geliyor bu Interstellarlar’dan üçüncü Atlas konusu. Ben ne zaman 3I/Atlas ile ilgili bir şey duysam aklıma Okan Bayülgen’in yıllar evvelki “Zuzaylılar” skeci geliyor nedense.
Neyse konuyu en baştan dağıtmamak adına hemen bodoslama gireyim. Bugün ABD’nin Rusya’ya uyguladığı son ambargo paketini yazayım istedim. Malum konu fazla toz kaldırdı, kafalar karışık, biz de bunu konuşmak düşer. Avrupa’nın Rusya ile sıcak çatışmayı ABD’ye ihale etme çabasına karşılık ABD’nin sinir bozucu ambargolar silsilesinin son paketinde piyango Rosneft ve Lukoil’e vurdu en sonunda.
Rosneft, Lukoil ve bu ikisinin en az %50 sahibi olduğu tüm yan kuruluşlarını içeren b ambargo paketi, aslında kağıt üstünde ABD’nin Rusya’ya uyguladığı en etkili ambargo paketi. Doğrudan Rusya’nın ham petrol ihracat kabiliyetlerini hedef alan bu ambargonun hayata ne şekilde geçip, kimleri nasıl etkileyeceği şu günlerde piyasada sıkça konuşulan konuların içinde. Ambargo ilk açıklandığında Twitter’ın (evet, inatla Twitter) TT listesinde bile vardı bu konu. Benim için ilginç olanın bu konunun toplumun genelini ilgilendirmiş olması. Sanırım bunun temel nedeni Batı Dünyası’nın bu ambargoya yüklediği fazlaca anlamdan geliyor.
Şimdi en baştan şunu da söyleyelim, bu ambargonun hayata geçişi en erken 21 Kasım’da. Yani benim bu yazıyı yazdığım anda bu tarihe hala üç haftadan daha fazla süre var. Bu nedenle her ne kadar ambargo resmen açıklanmış olsa da pratikteki işleyişini henüz görebilmiş değiliz. Bu erteleme de Trump Reis’in Putin’e bir şirinlik göstergesi değil, ABD Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi’nin (The Office of Foreign Assets Control, OFAC) standart uygulaması. Bu tarihe kadar kim ne taviz alacak, Rusya ya da potansiyel alıcıları ne çözümler geliştirecek, onu zaman gösterecek bize. Ancak önemli konu şu ki, bunun, oyunu zaten kuralına göre oynayanlar ve oynamayanlar arasındaki ayrışımı daha da derinleştirecek olması. Yani zaten ham petrol ithalatında uluslararası ticaret kanunları ve sistemlerini takip eden Hindistan gibi ülkeler ile Çin gibi bir arka kapı arayan ülkelere etkileri farklı olacak.
Bunun da temel sebebi, yine her zamanki gibi bu ambargoların Rus şirketlerini hedef alır gibi yapıp, Rus şirketleri ile ticaret yapan üçüncü ülke şirketlerini tehdit etmesi. Aslında bu ambargo paketinde de olan şey, ABD’nin Rusya’dan ham petrol alan şirketleri kendi bankacılık sisteminden dışlama tehdidi uygulaması olacak. Hal böyle olunca bu sisteme karşı bağımlılığı yüksek olan ve olmayanlar arasındaki ayrışım da derinleşecek. Tabi bu Çinli şirketlerin kafasına göre rahatça hareket edebileceği anlamına gelmiyor. Çok büyük ihtimalle en azından Çinli devlet rafinerileri Rus petrol alımını hemen durduracak. Bunun da temel sebebi, ABD’nin ne yapacağını izleyerek nabız yoklama isteği olacak. Ancak muhtemelen hayalet kargolar Çin’in özel rafinerilerine akmaya devam edecek. Biz bu filmi İran ambargosu zamanında da görmüştük.
Gelelim asıl soruya; Trump’ın gerçekten de Rusya’yı böyle bir ambargoyla sıkıştırma niyeti var mı? Ben buna pek ikna olamıyorum. Putin’in barış görüşmeleri konusunda sürekli zaman kazanma amaçlı hamlelerinden ve taleplerindeki esnek eksikliğinden muhtemelen çok rahatsızdır Trump Reis ama Trump Yönetimi’nin şu an en son isteyeceği şey Rusya’yı tamamen Çin’in kucağına atmak olur. Zaten ABD’de sürekli tekrarlanan haliyle asıl dertleri Çin, Rusya değil. Muhtemelen AB’den sürekli gelen baskılar olmasa Rusya konusunda bu kadar girişken de olmazlar ama ABD şu an Çin’e karşı güç dengesi savaşında AB ve Rusya arasında sıkışmış gibi geliyor bana.
İşin politikasını konuşmak başkalarına kalsın, biz ambargonun piyasaya etkisini özetleyelim. Açıkçası şu an piyasa bu ambargonun etkisi konusunda gayet şüpheci. Bir kısmı Trump’ın 21 Kasım’a kadar geri adım atacağını ya da gerçek uygulamanın çok daha yumuşak olacağını düşünüyor. Bir kısmı da zaten Rusya’nın piyasadan çekilecek ham petrol miktarının ham petrol fiyatlarının $70/varilin üzerine çıkmasına neden olacak bir sıkışmaya yol açmayacağı görüşünde. Burada asıl risk grubundaki ülke hem ithal ettiği hacim hem de işleyişi bakımından Hindistan olacak. Ancak Hint rafinerileri sanılanın çok daha üstünde bir risk yönetim yeteneğine sahipler. Muhtemelen arz konusunda bir sorun yaşamayacaklardır ama bunun Hindistan’ın asıl ağır topu dizel piyasasına etkileri olacağı kesin.
Hadi, yazıyı bitirmeden bir bahis konusu açalım; 3I/Atlas mı daha erken gelir, yoksa Trump’ın Rusya ambargoları mı?
Yazının sonuna geldik, yerimiz yok ama belki bir sonraki yazıda Venezuela’nın ve Trump’ın Venezuela’ya olan saldırgan tavrının da nasıl Çin, Rusya ve ham petrol piyasası ile alakalı olduğunu anlatırım. Yazılara konu seçme sancısının olduğu bu dönemde bir sonraki yazının siparişini de kendi kendime vermiş oldum. Darısı, yazacak konu bulamayan başka yazarların başına.
