Çarşamba, Nisan 22, 2026
Ana SayfaManşetEkonomi Arabasının Dört Tekerleği: Devlet Gazı Kesmiyor!

Ekonomi Arabasının Dört Tekerleği: Devlet Gazı Kesmiyor!

Sevgili okurlar,

Ekonomiyi anlatırken hep basit benzetmelere başvururum. Bugün de öyle yapacağım. Gayrisafi Yurtiçi Hasıla’yı, yani milli gelirimizi, dört tekerlekli bir araba gibi düşünün. Bu tekerlekler nedir? Özel tüketim harcamaları, özel kesim yatırımları, devlet harcamaları ve net ihracat. İşte bu dört tekerlek, ekonomi arabasını yolda tutar, ilerletir.

Peki şimdi düşünün: Araba çok hızlı gidiyorsa, yani enflasyon fırlıyorsa ne yapmak lazım? Tabii ki gazı kesmek, hızı yavaşlatmak. Ama burada kritik bir nokta var: Dört tekerleğin de aynı anda yavaşlaması şart. Üç tekerlek frene basarken biri gazlamaya devam ederse ne olur? Araba takla atar!

IMF’nin 2024 Türkiye raporuna baktığımda çarpıcı rakamlarla karşılaştım. 2019’dan 2023’e kadar – yani beş yıllık gerçekleşen verilere – GSYİH büyümesine katkıları inceledim. Sonuç şu: Kamu tüketimi bu beş yıl boyunca hep 0.3 ile 0.6 yüzde puan arasında kalmış. Neredeyse hiç oynamamış! Üstelik IMF’nin 2024-2029 projeksiyonlarına bakıldığında da aynı tablo devam ediyor: Kamu tüketiminin katkısı yine 0.4-0.5 bandında öngörülüyor. Yani hem geçmişte hem de gelecekte devlet harcamaları ‘taş gibi sabit’ seyrediyor.

Peki öbür tekerlekler? Özel tüketim 0.3’ten 11.7’ye kadar uçmuş. Yatırımlar eksi 7.5’tan artı 4.8’e savrulmuş. Net ihracat da eksi 5.2 ile artı 5.0 arasında gidip gelmiş. Bunlar dalgalı tekerlekler, rüzgarla savrulan bayraklar gibi. Ama devlet tekerleği? O sabit, o istikrarlı.

“E güzel işte!” diyeceksiniz. Hayır, güzel değil! Enflasyonu indirmek istiyorsak, tüm tekerleklerin gazı kesmesi lazım. Özel tüketim yüzde 50’lere varan faizlerle ezilirken, devlet harcamaları aynı hızda gitmeye devam ederse denge bozulur.

Bakın 2023’te ne oldu: Deprem nedeniyle kamu birincil harcamaları GSYİH’nin yüzde 17.6’sından yüzde 22.4’üne fırladı. Tamam, deprem var, anladık. Ama normal dönemlerde bile devlet kemerini sıkmıyor. Personel giderleri GSYİH’nin yüzde 7.2’sine çıkmış – 10 yılın zirvesi! Cari transferler, sosyal yardımlar, altyapı projeleri… Hepsi şişmiş.

Özel kesime gelince? Vatandaş cebini tutmuş, tüketici güveni düşmüş. Sanayici “Maliyetler yüksek, talep belirsiz” diyor. Özel yatırımlar durgunlaşmış. Yani üç tekerlek frende, bir tekerlek –devlet– hâlâ gazda!

IMF raporu da bunu teyit ediyor: Yetkililere “mali konsolidasyonu öne çekin, mali sıkılaştırmayı artırın” diye tavsiye ediliyor. Çünkü sıkı para politikası tek başına yetmez. Devlet harcamaları da dizginlenmeli ki enflasyon kalıcı düşsün.

Türk makamları ne diyor peki? “2025’te mali politikanın para politikasını desteklemesi daha belirgin olacak” diyorlar. Güzel söz ama uygulama önemli. Borç stokumuz milli gelire oranla yüzde 30’un altında – bu avantaj. Ama bu avantajı harcama disipliniyle korumalıyız.

Şunu hiç unutmayalım: Ekonomi bir aile bütçesi gibidir. Gelirden fazla harcarsan, borçlanırsın; borç faizle büyür. Enflasyonu kalıcı düşürmek için dört tekerleği dengeli yavaşlatmalıyız.

Devlet öncülük etmeli, özel kesimi ezmeden. Özel sektör zaten kemerini sıkmış, nefes alamıyor. Şimdi sıra devlette. Personel giderlerini rasyonalize etmek, sermaye harcamalarını önceliklendirmek, enerji sübvansiyonlarını reform etmek… Bunlar IMF’nin de önerileri.

Araba metaforu güzel ama vermek istediğim mesaj şu: Devlet harcamaları diğerleri gibi yavaşlamıyorsa, ekonomi arabası takla atar. Disenflasyon programı sadece özel kesime yüklenirse, yükü vatandaş çeker, iş dünyası ezilir, enflasyon inat eder.

Dört tekerlekli bir arabayı üç tekerlekle süremezsiniz. Ya dengeyi kurarsınız ya da yolun sonu virajlı ve tehlikeli olur. Umarım yetkililer bu dengeyi kurarlar. Yoksa, enflasyonla mücadelede kazanılan mesafe, kaybedilen büyümeyle gölgelenir.

Saygılarımla.

Authors

BENZER YAZILAR

En Popüler