Perşembe, Mart 5, 2026
Ana SayfaDoğalgazLibya’daki hidrokarbon arama ihalesinin sonuçları ve düşündürdükleri

Libya’daki hidrokarbon arama ihalesinin sonuçları ve düşündürdükleri

Libya’nın Ulusal Petrol Şirketi (NOC), gecen yıl açılan petrol ve gaz arama ihalesinin sonuçlarını 11 Şubat 2026 tarihinde açıkladı. 2007 yılından beridir ilk defa yapılan bu ihale aradan gecen süre zarfında Libya’nın petrol ve gaz sektörünün en önemli olayı olarak nitelendiriliyordu. Pekiyi, söz konusu ihale acaba ne kadar başarılı oldu? Bu makalede bu sorunun cevaplarını aramaya çalışacağım.

Karada ve denizde toplam 22 parsel ihaleye açılmıştı ancak denizlerdeki 3 parsel tek parsel olarak birleştirilince (O1 parseli olarak) bu sayı 20’ye inmiş oldu. Gecen yılın Temmuz ayında ihale turuna ön yeterlilik kazanan 37 uluslararası petrol şirketinden (IOC) yedisi, beş imtiyaz alanını ya bağımsız olarak tek başına ya da konsorsiyumun bir parçası şeklinde ruhsat almaya hak kazandı.

Bu ihale turunda NOC, Libya’nın kısaca EPSA olarak adlandırılan eski arama ve üretim paylaşma sözleşme modelini yerine yeni bir Üretim Paylaşım Anlaşması (PSA) modelini uygulamaya koydu. Amaç daha çekici ve rekabetçi mali ve ticari şartlar sağlamaktı.

Yeni PSA modeli kapsamında, yükleniciler (kontraktörler) NOC ile üretim başladığı andan itibaren kar paylaşımına başlayacak; sabit bir maliyet geri ödeme oranı ise yatırımın geri dönüş süresini kısaltacak. Ayrıca yeni koyulan koşullar, yatırımcılara karar alma süreçlerinde (operatör yönetiminde) daha fazla söz hakkı sunuyor.

NOC yetkilileri ihale sonuçlarını “mükemmel olmasa da çok iyi” diye değerlendirdi. Yeni koşullar şirketlerin iştahını arttırmış olsa da Total CEO Patrick Pouyanne’nin dediği gibi Libya “henüz tam anlamıyla istikrarlı bir ülke” haline gelmedi. Siyasi karmaşa, ekonomik belirsizlik, yolsuzluk ve kırılgan bir güvenlik sorunuyla boğuşmaya devam ediyor. Bu çerçeveden bakıldığında birçok dev şirketin ülkedeki ihaleye olan ilgisi bir anlamda basari olarak nitelendirilebilir.

Diğer yandan, arz edilen 20 parselin sadece beşinin tahsis edilmesi, yani %25 başarı oranı pek de iç açıcı değil. Ancak NOC’un, talep görmeyen 13 blok için bir komite oluşturarak ilgisizliğin sebeplerini inceleyip bir sonraki ihale öncesi bu blokların koşullarını geliştirmek için çalışmalarda bulunacağı yönündeki açıklaması oldukça olumlu. Benzer şekilde Ghadames Havzası’ndaki G1 ve G2 bloklarına verilen tekliflerin neden uyumlu olmadığını inceleyecek ilgili şirketlerle yeniden görüşmeler yapmak suretiyle teklifleri iyileştirme imkanını değerlendirme istediği de takdire değer. Kısaca, biz nerede yanlış yaptık sorusunun sorulması ve bunun üzerine gidilmesi istemi çok güzel.

Şimdi gelin ihaleyi kazanan şirketlere bir göz gezdirelim.

Kilometrekaresi en az olan parseli Chevron kazandı. Şirket bu ihaleyle 2010 yılında terk ettiği Libya’ya geri dönerek Kuzey Afrika ve Doğu Akdeniz’de en büyük oyuncu olma yolunda sağlam adımlarla ilerliyor.

Libya’da halen aktif olan Repsol’un TPAO ile birlikte kazandığı C3 parseli zaten tek bir teklif aldığından kolay bir kazanım oldu. Bu parselde Repsol %60’lik hisse ile operatör olacak. TPAO’nun payı ise geride kalan %40. Burada önemli olan TPAO’nun beş sone önce önemli bulgulara imza attığı yere geri dönmesi.

Repsol ve TPAO ayrıca Macaristan’in MOL şirketiyle birlikte Akdeniz’in derin sularında yer alan O7 parselini kazandı. Repsol bu parselde de %40 payla operatör olacak. TPAO’nun payı %40, MOL’un ki ise %20. Bu parsele ortak olarak böylece MOL Libya’ya giriş yapmış oldu.

Libya’da en büyük petrol ve gaz üreticisi olan Eni, O1 numaralı parseli QatarEnergy ile birlikte kazandı. Böylelikle ülkedeki liderliğini sürdürme arzusuna devam ettiğini göstermiş oldu. Şunu da not düşmekte fayda var ki, Eni, geçtiğimiz ekim ayında BP ile birlikte Libya’nın derin sularındaki ilk sondajı yapmakla uğraşıyor şu sıralarda. Matsola kuyusu adı verilen sondajın sonuçlarını ben dahil herhalde tüm sektör merakla bekliyor. Eni ile birlikte O1 parselini kazanan QatarEnergy ise bu parsel ile Libya petrol ve gaz sektörüne girmiş olacak.

Libya’nın upstream sektörüne giren bir diğer şirket ise M1 nolu parseli kazanan Nijeryalı Aiteo şirketi. Afrika upstream sektörünün en büyük özel şirketi olduğu söyleniyor.

Libyalı yetkililerin söylediğine göre yukarıda bahsedilen şirketlerden bazıları doğrudan görüşmelerle, bazıları da ihale vesilesiyle gelmiş oldu. Ne şekilde gelmiş olursa olsun asıl önemli olan onların Libya’ya gelmiş olmasıdır yani. Bu amaçla, bu senenin sonuna doğru marjinal saha fırsatlarına odaklanacak yeni bir ihale açılacağından bahsediliyor. Böylece ülkeye yeni şirketlerin çekilmesi isteniyor. Ne olursan ol, yeter ki gel misali. Zaten ihale surecine başlandığından beridir dünyanın önde gelen birçok büyük (veya dev) petrol şirketinin NOC ile anlaşmalar yaparak gerek Libya’ya girmek gerek geri dönmek gerekse mevcut faaliyetlerini genişletmek üzere anlaşmalar imzalaması bunun göstergesi aslında.

Sözün kısası, Libya’daki ihaleye 37 şirket ilgi göstermiş olmasına rağmen ihale 7 şirketle sona erdi. Bu bir anlamda şirketlerin yer üstü riskleri halen yabana atamadıklarını gösteriyor.

Bunun yanında, bu ihaleyle Libya’nın ham petrol üretiminin mevcut 1,4 milyon varil/gün seviyesinden 2028 veya 2030’a kadar 2 milyon varil/güne yükseltilmesi ve gaz kaynaklarının hızla geliştirileceğinden bahsediliyor. Bu tip söylemler bana genelde asansör tuşunu anımsatıyor.

Hani asansör çağırma tuşuna defalarca basarak daha hızlı geleceğini zannederiz ya iste öyle. Bir ihale yapmakla uçar kaçar yorumlar yerine, petrol ve gaz üretimini artırma konusundaki hedeflerin daha gerçekçi bir görünüm alabilmesi için önemli bir yol alindi dense bence daha iyi olur.

Diyeceğim o ki, Libyalı yetkililerin ve bazı analistleri verdikleri hedeflere temkinli yaklaşmak gerekir. Çünkü burası Libya: şimdiye kadar verilen hedeflerin gerçekleşmemesi bir yana ne zaman ne olacağı pek belli olmayan bir yer. Bakalım bu ve takip edecek ihaleler ve bir kaç aydır yaşanan bazı ümit verici gelişmeler yıllardır yaşanan belirsizliğin yerine iyimser bir görünüm getirecek mi?

Kalın sağlıcakla.

 

Authors

BENZER YAZILAR

En Popüler