Perşembe, Mart 5, 2026
Ana SayfaManşet2025 Yılı Elektrik Piyasası Özet Raporu

2025 Yılı Elektrik Piyasası Özet Raporu

Türkiye’nin toplam elektrik kurulu gücü 121.902 MW seviyesine ulaşmıştır. Bu kurulu gücün yaklaşık %62’si yenilenebilir enerji kaynaklarından, %38’i fosil yakıtlardan oluşmaktadır. Hidroelektrik santralleri %26’lık pay ile toplam kurulu güçte en büyük paya sahip olmuştur. Güneş enerjisi santrallerinin kurulu gücü 24.792 MW ve %20’lik pay oranı ile ikinci en büyük paya sahip kaynak olarak öne çıkmaktadır. Bu dağılım, Türkiye’nin enerji arzında yenilenebilir kaynakların önemli bir rol üstlendiğini göstermektedir. Fosil yakıtlar arasında doğal gaz %20’lik pay ile öne çıkmaktadır. Kömür kaynaklı santrallerin toplam payı ise %18 olup, bunun %9’u linyit, %9’u ithal kömürden oluşmaktadır. 2025 yılında yaklaşık 717 MW kapasite devre dışı kalırken yaklaşık 6.376 MW ilave kapasite artışı gerçekleşmiş olup bu payın %72’si güneş enerjisi santrallerinden kaynaklanmaktadır.

Kaynak Türü Kurulu Güç Toplam İçinde Payı
Hidroelektrik 32.294 MW 26%
Rüzgar 14.546 MW 12%
Güneş 24.792 MW 20%
Jeotermal 1.758 MW 1%
Biyokütle 2.343 MW 2%
Doğal Gaz 23.977 MW 20%
Linyit 11.065 MW 9%
İthal Kömür 10.462 MW 9%
Motorin, LPG, Asfaltit 667 MW 1%
Toplam Kurulu Güç 121.902 MW

Kaynak: TEİAŞ YTBS 31.12.2025 verileri, erişim tarihi 02.01.2026

ÜRETİM

2025 yılında toplam 354,5 TWh elektrik üretilmiştir. Bu üretimin kaynak bazında dağılımı ise;

2025 yılı elektrik üretimi kaynak bazında incelendiğinde, Türkiye’nin enerji arzında fosil yakıtların belirgin bir ağırlığa sahip olduğu görülmektedir. Toplam üretim içinde doğal gaz 78.340 GWh ile en yüksek payı alırken(%20), ithal kömür 76.112 GWh(%20) üretimle doğal gazı yakından takip etmiştir. Yerli kaynaklarından linyit, 43.388 GWh üretimle toplam üretimde kayda değer bir paya sahiptir. Böylece kömür kaynaklı üretim (ithal kömür + linyit) toplamda 119.500 GWh seviyesine ulaşmıştır. Bu durum, kömürün toplam %34 pay ile Türkiye elektrik üretiminde hâlen temel bir üretim kaynağı olduğunu göstermektedir.

Yenilenebilir enerji kaynakları arasında %16 pay ile hidroelektrik 57.253 GWh ile en yüksek üretimi gerçekleştirmiştir. Rüzgar enerjisi 39.381 GWh, güneş enerjisi ise 37.234 GWh üretim gerçekleştirmiştir. Bu iki kaynağın toplam üretimi %22 pay ile 76.615 GWh olup, yenilenebilir kaynakların elektrik üretimindeki ağırlığının giderek arttığını göstermektedir.

TÜKETİM VE FİYAT

2025 yılında elektrik tüketimi Ocak ayında 29.842 GWh seviyesinde başlamış, kış aylarından ilkbahara doğru kademeli bir düşüş göstermiştir. Tüketim Şubat (27.854 GWh) ve Mart (27.743 GWh) aylarında gerilerken, Nisan ayında 26.726 GWh ile yılın en düşük seviyesine ulaşmıştır. Mayıs ayından itibaren tüketimde yeniden artış gözlenmiştir. Mayıs ve Haziran aylarını takiben, yaz aylarında belirgin bir sıçrama yaşanmış; tüketim Temmuz ayında 35.001 GWh ile yılın en yüksek değerine ulaşmıştır. 2025 yılında maksimum anlık talep  60.414 MW ile 28 Temmuz tarihinde gerçekleşmiştir. Ağustos ayında 34.698 GWh seviyesinde gerçekleşen tüketim, yaz döneminde yüksek talebin sürdüğünü göstermektedir. Yaz sonrasında elektrik tüketimi düşüş eğilimine girmiştir. Eylül, Ekim ve Kasım aylarında daha düşük seviyelerde seyretmiştir. Yılın son ayında ise tüketim yeniden yükselerek Aralık ayında 30.681 GWh seviyesine ulaşmıştır. 2025 yılında toplam 352.414 GWh elektrik tüketimi gerçekleşirken genel olarak, elektrik tüketiminin ilkbaharda en düşük, yaz aylarında en yüksek, kış aylarında ise orta–yüksek seviyelerde seyrettiği tipik bir mevsimsel talep yapısını yansıtmaktadır.

Ortalama piyasa takas fiyatı 2025 yılında 2.620 TL/MWh olarak gerçekleşmiştir. Temmuz, Ağustos ve Aralık ayları en yüksek fiyat seviyelerine sahiptir (yaklaşık 2.965–2.973 TL/MWh). En düşük fiyatlar ise Mart ve Haziran aylarında gözlemlenmiş ve sırasıyla 2.184 TL/MWh ve 2.202 TL/MWh olarak kaydedilmiştir. Yüksek tüketim aylarında fiyatlar da yüksek, düşük tüketim aylarında fiyatlar daha düşük olmuştur. Bununla birlikte bazı aylar (ör. Nisan ve Haziran) fiyatlar tüketim seviyesinden bağımsız olarak dalgalanmıştır. Bu durum, fiyat oluşumunda sadece tüketimin değil, resmi tatiller, bayramlar vb. talep dalgalanmaları, maliyet ve piyasa koşullarının da etkili olduğunu göstermektedir.

Authors

BENZER YAZILAR

En Popüler