Çarşamba, Nisan 29, 2026
Ana SayfaManşetAB, 2040 Sera Gazı Emisyonu Azaltma Hedefine Ulaşabilir Mi?

AB, 2040 Sera Gazı Emisyonu Azaltma Hedefine Ulaşabilir Mi?

2 Temmuz’da Avrupa Komisyonu, AB İklim Yasası’nda bir değişiklik önererek, 2040 yılına kadar net sera gazı emisyonlarında 1990 seviyelerine kıyasla %90’lık bir azalma hedefi koydu. Bu değişiklik, Temmuz 2021 tarihli Avrupa İklim Yasası’na dayanıyor ve 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşmayı yasal bir zorunluluk haline getiriyor. Geçici hedef ise 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarında 1990 seviyelerine kıyasla %55’lik bir azalma. 2040 hedefiyle ilgili öneri ilk olarak Şubat 2024’te yayımlanmıştı.

AB, özellikle 2008/09 küresel mali krizinden bu yana, ekonomik yavaşlamanın da etkisi son birkaç on yılda emisyonlarını önemli ölçüde azaltmayı başardı. 2024 yılında Avrupa’daki toplam sera gazı emisyonlarının 1990 seviyelerinin yaklaşık %36 altında olduğunu tahmin ediyoruz.

Grafik: AB sera gazı emisyonları ve hedefleri, milyon ton CO2e

AB’nin sektör bazında emisyonlarına bakıldığında, azaltımların büyük çoğunluğu elektrik üretim sektöründe sağlanmış. Nitekim, son birkaç yılda elektrik üretim emisyonlarındaki büyük düşüşün ardından, ulaştırma sektörü artık bölgedeki en büyük sera gazı emisyonu kaynağı haline geldi.

Grafik: AB GHG Emisyonlarının Sektör Kırılımı, milyon ton CO2e

AB’nin elektrik üretim sektöründen kaynaklanan CO2 emisyonları son 15 yılda neredeyse yarı yarıya azaldı. Bunun başlıca iki nedeni var. Birincisi, AB’nin toplam elektrik talebi bu dönemde hafif bir düşüş gösterdi. İkinci nedense kömür enerjisinde önemli bir düşüş ve buna bağlı olarak güneş/rüzgar enerjisi üretiminde önemli bir artış.

Bu gelişmenin sonucunda, 2024 yılı, AB’de güneş enerjisi üretiminin kömür enerjisini geçtiği ilk yıl oldu. Bu arada, nükleer enerji, AB’de toplam üretimde en yüksek paya sahip kaynak olmaya devam ediyor.

Grafik: AB Elektrik Üretiminde Kaynakların Payları, %

AB’nin 2030 için 600 GW güneş ve 510 GW rüzgar kapasitesi hedefi mevcut. AB’nin hali hazırda mevcut güneş kapasitesi 300 GW, rüzgar kapasitesi 230 GW civarında. AB’nin 2030 güneş enerjisi hedefine ulaşması, hatta geçmesi kuvvetle muhtemel. Ancak rüzgar enerjisi hedefine ulaşması mümkün görünmüyor.

Bir diğer zorluk ise, ulaşım sektöründe elektrikli araçlara olan talebin artması ve ağır sanayi ile bilgi sektöründeki talebin artmasıyla birlikte elektrik talebindeki potansiyel büyümeden kaynaklanmakta.

AB’de ulaşım sektörü emisyonları son 20 yıldır neredeyse sabit kaldı. 2024 yılında, AB’de satılan yeni araçların %20’sinden fazlası ya akülü elektrikli ya da plug-in hibrit modellerden oluşmaktaydı.

2040 yılında yıllık AB araç satışlarının yarısının akülü elektrikli olacağını öngörüyoruz. Bu oran 2050’de %74’e yükselecek. Ancak satışların arac stokuna yansıması zaman aldığında ve yollardaki araçların çoğunluğu benzinle çalıştığından, bu durum karayolu taşımacılığı emisyonlarındaki düşüşün yavaş olacağı anlamına geliyor.

Benzer bir eğilim havacılık ve denizcilik sektörlerinde de gözlemlenebilir. Yürürlükteki çeşitli mevzuatlarla (deniz taşımacılığının AB ETS’ye dahil edilmesi, FuelEU Maritime), AB’nin deniz yakıt ikmaliyle ilişkili CO2 emisyonları azalacak, ancak net sıfır seviyelerinin çok üzerinde kalacaktır. Havacılık sektöründe, AB’nin sürdürülebilir havacılık yakıtı harman zorunluluğu bu yıl itibarıyla başladı, ancak bu sektörde de emisyonlar ancak yavaş bir şekilde azalacak.

Bu arada, petrokimya endüstrisindeki düşüş daha da yavaş olacak ve gerçek alternatif yakıtların kullanımından ziyade ekonomik nedenlerden ötürü tesis kapanışlarından veya daha düşük kapasite kullanımından kaynaklanacak.

AB’nin 2040 yılına kadar sera gazı emisyonlarını %90 oranında azaltma hedefi yalnızca 15 yıl ileride olduğundan ve yukarıda vurgulanan yeni zorluklar nedeniyle, AB son teklifinde bir miktar esneklik getirdi:

  • “Paris Anlaşması’nın hedefleriyle uyumlu hedefleri ve iklim eylemleri olan ortak ülkelerden” yüksek kaliteli uluslararası karbon kredilerine özellikle 2036 yılından itibaren sınırlı da olsa rol verilmesi olasılığı zikrediliyor.
  • AB içi kalıcı karbon tutumu AB ETS’ye dahil edilecektir.
  • Hedeflere ulaşmak için “politika sektörleri arasında daha fazla esneklik” sağlanacaktır.

İkinci esneklik seti olan “AB ici kalıcı karbon tutumu” emisyon azaltma hedefine çok önemli bir katkıda bulunacağa benziyor, en azından kağıt üzerinde. Avrupa Komisyonu, Şubat 2024’te endüstriyel karbon yönetim planını yayınladı. Bu kapsamda, AB’nin 2030 yılına kadar yılda 50 milyon ton, 2040 yılına kadar 280 milyon ton ve 2050 yılına kadar 450 milyon ton CO2 yakalaması gerektiği tahmin ediliyordu.

Bu arada, AB’nin planı 2050 yılına kadar yaklaşık 150 milyon ton doğrudan hava karbon yakalamayı (DAC) içeriyor. Mammoth tesisi, Avrupa’daki mevcut tek ticari DAC tesisidir. Ancak, DAC’nin geleceği pek de umut verici değil. İzlanda’daki 4 kt/yıl kapasiteli Orca tesisini işleten Climeworks’un yakaladığı karbon miktarı, kendi operasyonlarını bile telafi edemiyor.

2040 yılına kadar sera gazı emisyonlarında %90’lık bir azalmaya ulaşmak için AB’nin önümüzdeki 15 yıl boyunca emisyonları yıllık %11 oranında azaltması gerekecektir. Bu oran, son 16 yılda elde edilen yıllık ortalama %2’lik orana kıyasla oldukça yüksek. Yukarıda da vurguladığımız gibi, ulaşım ve sanayi sektörlerinin, bloğun 2040 hedefine katkıda bulunacak önemli bir azalma sağlaması pek olası değildir. Aynı şekilde, elektrik üretimi emisyonları 2008’den bu yana yarı yarıya azalmış olsa da, sektörde karbonsuzlaştırma için kolayca ulaşılabilecek hedeflerin çoğuna ulaşılmıştır.

İber Yarımadası’ndaki son elektrik kesintileri veya Hollanda’da yaklaşık 12.000 şirketin şebeke bağlantısı beklemesi gibi olayların daha sık yaşanması ve elektrik üretim sektörünün karbonsuzlaştırılmasının yavaşlaması muhtemeldir.

Genel olarak, AB’nin hedeflerine ulaşmak için karbon yakalama teknolojilerine ve çeşitli muhasebe hilelerine daha fazla rol vermesi gerekecek.

En zor olan ise, AB’nin dünya çapında en yüksek enerji ve elektrik maliyetleri ile enerji yoğun endüstrilerini mütemadiyen sekteye uğratma pahasına sera gazı emisyon azaltım hedefi kovalarken ekonomik bir başarı öyküsü yaratma zarureti. AB’nin şimdiye kadar başarısız olduğu en önemli husus da bu.

Authors

BENZER YAZILAR

En Popüler