ABD Başkanı Trump, Avrupa Birliği ile çerçeve bir ticaret anlaşmasına vardıklarını açıkladı. Anlaşma kapsamında AB, ABD’den 750 milyar dolarlık enerji ürünü almayı ve 600 milyar doları aşkın yatırım yapmayı taahhüt etti.
ABD Başkanı Donald Trump, İskoçya’da AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından Avrupa Birliği ile kapsamlı bir ticaret anlaşmasına vardıklarını duyurdu. Açıklanan anlaşma, enerji, yatırım, savunma ve ticari tarifeleri kapsayan çok boyutlu bir ekonomik uzlaşıyı içeriyor.
Trump’ın açıklamasına göre Avrupa Birliği, ABD’den 750 milyar dolarlık enerji ürünü ithalatı yapacak. Bu hamle hem transatlantik enerji ilişkilerini derinleştirme hem de AB’nin enerji tedarikinde çeşitlilik sağlama stratejisine katkı sunma potansiyeli taşıyor. Anlaşma, LNG ve petrol ürünleri gibi stratejik kaynakların ABD’den Avrupa’ya ihracatını önemli ölçüde artırabilir.
Öte yandan AB, ABD’de 600 milyar doları aşan doğrudan yatırım yapmayı kabul etti. Trump, AB ülkelerinin ayrıca ABD’den “yüz milyarlarca dolar” değerinde askeri mühimmat satın alacağını, bu durumun iki taraflı savunma iş birliğini güçlendireceğini belirtti.
Anlaşmanın getirdiği dikkat çekici bir diğer unsur ise ABD’nin AB’den gelen otomobil ve diğer tüm ürünlere yüzde 15 oranında doğrudan gümrük tarifesi uygulayacak olması. Bu karar, önceki yıllarda AB’nin ABD’ye karşı verdiği yüksek ticaret fazlasına yönelik Trump yönetiminin uzun süredir dile getirdiği memnuniyetsizliğin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Hatırlanacağı üzere, Trump yönetimi daha önce AB’den çelik ve alüminyum ithalatına yüzde 50, otomotiv sektörüne yüzde 25 ve diğer ürünlere yüzde 10 oranında tarife getirmişti. Ayrıca 1 Ağustos itibarıyla sektörel tarifelere ek olarak tüm AB ürünlerine yüzde 30 ek vergi uygulanması öngörülüyor.
AB Komisyonu verilerine göre, Avrupa Birliği 2024 yılında ABD’ye 532,3 milyar avro tutarında ihracat gerçekleştirirken, ithalatı 335 milyar avro seviyesinde kaldı. 197,3 milyar avroluk bu dış ticaret fazlası, ABD tarafında uzun süredir ticari dengesizlik olarak eleştiriliyordu.
