Salı, Nisan 21, 2026
Ana SayfaDoğalgazEnerji Piyasasında Karar Almak: Cici Kuş Tweety’den Mavi Kuş Twitter’a Bir Serüven

Enerji Piyasasında Karar Almak: Cici Kuş Tweety’den Mavi Kuş Twitter’a Bir Serüven

Eskiden analiz yapmanın zevkli tarafı matematiği analiz içinde kullanabiliyor olmaktı. Bir güzel alırdık verilerimizi, koyardık formüllerimizin içine, basit de olsa bir model içerisinde bize bazı sayılar verir, biz de üzerine konuşur, analiz yaptık diye sevinirdik. Nostaljik günlerdi, akılcılığın önde olduğu, Twitter’ın olmadığı bir dünya. Evet ben X demiyorum, hala Twitter diyorum. Bunun nedeni de aslında isme olan garezimden değil de orada yazılanların bana kuş cıvıltasından başka bir şey anımsatmamasından aslında. Liradan altı sıfır atılmasına direnenlerden değilim ama buna direniyorum.

Bugünlerde ise şimdi trader arkadaşlarımızın bile gününü Twitter (evet, inadına) içinde geçirdiğini görüyoruz. İki hafta önce Londra’da bir düğüne davetliydim. Malum ikinci memleket olunca, davetler de oradan oluyor. Damat bizim sektördendi, haliyle davetlilerin yarısı da bizim sektörden oldu. Yemek masasında sağımda bir trader arkadaşla uzunca sohbet ettik. Gerçi sohbetin büyük kısmı Londra’da beğendiğimiz restoranları birbirimize tavsiye üzerineydi. Eğer isterseniz bir yazıda da bunları yazarım ama sohbetin tahminen sizleri daha da ilgilendiren kısmı temel verilerin nasıl karar alma mekanizmalarından koptuğu üzerindeydi. Kendisi işi gereği hem petrol hem de doğalgaz piyasasını yakından izlediği için derin derin sohbet ederiz diye umarken, bana “Artık günüm X takip etmekle geçiyor, grafikler anlamını yitirdi” dedi – sırf alıntıda yalan söylememek için Twitter yazmadım.

Sonra sohbetimize solumda oturan, Norveç merkezli küresel bir gemi taşıma şirketinde yönetici olan diğer davetli katıldı. O da “Eskiden traderlar ve analistler ile konuşur, kararlar alırdık. Şimdi karar almak için neredeyse Tik Tok izlemeye başlayacağım.” dedi. Adamla tanışalı 15 dakika olduğu için “Bizi mi yiyorsun, yoksa ciddi misin?” diye soramadım ama abartılı da olsa bir gerçeğin altını çizmeye çalıştığından eminim.

Demem o ki şu an Twitter’ın başını çektiği bu sosyal medya gürültüsü herkesin gözüne perde çekmiş gibi geliyor bazen. ABD’nin Rusya’ya koymayı planladığı ikincil paketi incelerken de sanki mesele bir ambargo koymak değilmiş de sosyal medya da ‘like almak’mış gibi hissettim. LinkedIn’deki beğeni ve takip kasan ama ne dediği pek de anlaşılmayan paylaşımlar gibi, ABD’nin ambargo paketi de sanki ‘mış gibi yapmak’ için kaleme alın’mış’ gibi geldi.

Mesela Rus gazını almaya devam eden ülkelere %500 tarife uygulamak gibi bazı kararların olduğu bu ambargo pakedinin Trump Başkan’ın daha önceki tarife uygulamalarından ne farkı olacağını kestirmek çok zor. Yani günün sonunda bu ambargo tehdidi “ana ticaret partnerlerini kapsamaz deyip” kestirip atabilirler de. Diğer taraftan da Rus boru hattı gazının şu anki alıcıları Çin, Türkiye ve diğer Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin Rusya’dan aldığı yıllık toplam 50 milyar metreküp boru hattı gazını LNG ile değiştirecek gazlaştırma kapasitesi var mı diye bile soran yok herhalde. Rusya’nın piyasaya sürdüğü LNG’nin miktarı da neredeyse boru hattı gazı kadar. Hepsini ekleyince ortaya çıkacak 100 milyar metreküpü ABD’nin karşılaması da imkansızsa bu ambargo kime ve nasıl bir fayda sağlıyor, anlamak zor. Sırf Rusya’yı cezalandırmak için çıkılan yolda verilen zararın nasıl katlandığını görebiliyoruz.

Twitter alemine sorarsak TTF şimdiden 100 Euro/MWh seviyesine ulaştı. Ama pratikte bu ambargo uygulamaya geçebilir mi diye soran bir Twitter gönderisi göremedim. Gerçi istesem de göremem, benim Twitter hesabım yok. Böyle bir gönderi olsaydı kesin birisi LinkedIn’de paylaşırdı diye tahmin ettiğim için, LinkedIn’de görmediysem Twitter’da da yoktur diye varsayıyorum. Benim kadar sosyal medya cahilinin bu konuda yazı yazması da ironik oldu.

Neyse. Hepsini geçecek olursak diyeceğim şu ki gerçeklerden çok algılarla yönetilen piyasanın içerisinde analist olmak, artık Müslüman mahallesinde salyangoz satma tadı vermeye başladı. Algıların da akılcılıktan ziyade dedikodulara odaklanıyor oluşu da bir kabus benim için. Tesadüfen bir düğün sofrasında iki yanıma düşen iki profesyonelin de bu kaygıları desteklemesini artık tesadüfle açıklayamıyorum. Lafım bu iki arkadaşa değil, yanlış anlaşılmasın. Onlar işlerinin gereğini yapıyor. Ancak daha üst düzeyde karar alma basamaklarının algılara bu kadar prim vermesi gelecek için bir tehdit diye düşünüyorum.

Eskiden bülbülün sesine kaside yapardık, artık sosyal medyanın tweetine söver olduk. Çocukluğumuzun güzel anılarından çalınmadık bir Tweety gibi cici kuşların hissettirdikleri kalmıştı, onu da önce bir mavi kuşa, sonra da Latin alfabesinin en işe yaramaz harfine kaptırdık. Sizce bir gün sosyal medya kullanma ehliyeti alma diye bir zorunluluk gelir mi? Hayırlısı diyelim.

Selamlar.

Authors

BENZER YAZILAR

En Popüler