Salı, Nisan 21, 2026
Ana SayfaElektrikSKTT düzenlemesinden kimler etkilenecek?

SKTT düzenlemesinden kimler etkilenecek?

EPDK Başkan Yardımcısı Hacı Ali Ulutaş, Son Kaynak Tedarik Tarifesi’nde yapılan değişiklikleri anlattı. Yeni düzenleme kimleri kapsıyor, faturalara nasıl yansıyacak?
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), elektrik piyasasında önemli bir değişikliğe gitti. Son Kaynak Tedarik Tarifesi’nde (SKTT) yapılan düzenleme ile belirli bir tüketim sınırının üzerindeki aboneler için sübvansiyon kaldırıldı. EPDK Başkan Yardımcısı Hacı Ali Ulutaş, katıldığı bir TV programında düzenlemenin detaylarını açıklarken, abonelerin faturalarında bir artış olup olmayacağına dair önemli bilgiler verdi.

“SKTT’NİN ALTINDA KALAN VATANDAŞLARIMIZIN ELEKTRİK FATURALARI ARTMAYACAK”

SKTT’nin eskiden bu yana var olan ve özünde tüketiciyi koruyan bir kavram olduğunu ifade eden Hacı Ali Ulutaş, “Şöyle ki elektrik piyasasında serbest tüketici kavramı, herhangi bir elektrik tedarik şirketiyle (tedarikçi) ikili anlaşma yaparak elektrik enerjisini bu tedarikçiden aralarında anlaştığı fiyattan/koşullardan alma hakkına sahip olan tüketicileri ifade ediyor. Son kaynak tedariği ise serbest tüketici olma hakkına sahip olan tüketicilerin herhangi bir anlaşma yapmadığı/yapamadığı veya bu anlaşmaların bittiği aşamalarında elektriksiz kalmaması adına görevlendirilen görevli tedarik şirketlerinden (ki bu şirketler bu tedariği kanunen bu tüketicilere sağlamak zorundadır-enerjisini alabilmesini sağlayan bir elektrik alış) satış işlemidir. Yani sana elektrik satacak firmayı kendin belirlememişsen/belirleyememişsen, enerjisiz kalmaman için kanunen bir şirketin sana enerjiyi satmakla görevlendirilmesidir.

Hukuken görevlendirilen bir işlem için yapılacak ticaretin fiyatının da düzenlenmesi elektrik piyasası kanununda yer alıyor. Bu fiyata Son Kaynak Tedarik Tarifesi (SKTT) diyoruz. Yapılan düzenleme SKTT’nin uygulanacağı bir limit değişiklikleridir.

Bu değişikliğin gerekçesine gelecek olursak, biz EPDK olarak enerji maliyetlerini ilgili kanunların emredici hükümleri doğrultusunda gerek akaryakıt, gerek doğal gaz, gerekse de elektrik sektörlerinde yakından takip ediyoruz. Bakanlıklarımız ve devletimizin tüm organları ile birlikte yapılan çalışmalar, sübvansiyonlar, enerji yardımları, enerji maliyetleri ve hazineye getireceği yükler kapsamında elektriği yüksek miktarda tüketen ve tarifesi sübvansiyonlar sebebiyle enerji maliyetlerinin altında kalan özellikle mesken abone grubunda yer alanların sübvansiyonlar yerine maliyet bazlı olarak oluşan serbest piyasadan elektrik almalarını sağlamaya dönüktür. Kimsenin elektriği kesilmeyecek. Kararda yer alan limitin altında kalan hiçbir vatandaşımızın faturası da bu düzenleme nedeniyle artmayacak” dedi.

SÜBVANSİYON KİMLER İÇİN YAPILMALI?

Türkiye’de 41 milyon civarında mesken elektrik abonesi bulunduğunu hatırlatan Hacı Ali Ulutaş, abone sayısının yaklaşık yüzde 3’ünün yani 1,2 milyon abonenin yıllık 5.000 kWh/yıl olan limitin üzerinde olduğunu ifade etti. Ulutaş devamında şöyle konuştu: “Neden rakam 5.000 veya başka bir şey değil, bu rakamlar nasıl çıkıyor buna birkaç başlıkta cevap vereyim. Yıllık tüketimi çok az olan tüketim noktalarını çıkardığımızda (yayla gibi yazlık gibi yerler yıllık tüketim miktarına bakıldığında çok anlamlı veri üretmiyor.) ülkemizde mesken abonelerinin yıllık ortalama tüketimi yaklaşık 2.000 kWh, günlük ortalama tüketimi ise yaklaşık 5,5 kWh olarak hesaplanıyor. Mevcut durumda, kademeli tarife yapısında bu abone grubunda 8 kWh/gün üzerinden bir kademe sınırı olduğu düşünüldüğünde, ortalama bir meskenin düşük kademeden tarifelendirildiği ve sübvansiyon oranının ortalama bir mesken için % 60’lara ulaştığı görülüyor. 2025 yılı için mesken tüketiminin 70 milyar kWh olacağı varsayıldığında sübvansiyonun boyutlarının çok ciddi olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Elektrik enerjisinin yaşam için vazgeçilmez olduğu bir dünyada sübvansiyonun neden nasıl olduğuna değil, kimler için yapılması gerektiği daha da önem kazanıyor. Şöyle ki, tüketim miktarı bahsedilen rakamların üstündeki yıllık 5.000 kWh ki bu da günlük yaklaşık 13,9 kWh’e denk geliyor. Bir mesken tüketimi nasıl bir ihtiyaca göre tüketmektedir. Bunu mukayese etmek için evde biz neler kullanıyoruz, hangi cihazlar kullanıyoruz ve bunlar ne kadar enerji harcar ve günlük/aylık ne kadar tüketime tekabül eder. Kısaca ve genel olarak E enerji sınıfı yani verimsiz cihazlar kullanarak yapılan hesaplamalarla:

Tüketim birimi Nominal Güç (Watt) Adet Günlük Çalışma Saat Senelik rasyo Gün sayısı Sarfiyat (kWh)
Buzdolabı 44 1 24 1 30 31,68
Bulaşık Makinesi 510 1 2 1 10 10,2
Çamaşır Makinesi 303 1 2 1 12 7,272
LCD/LED TV 98 1 3 1 24 7,056
Ütü 2600 1 2 1 5 26
Elektrikli süpürge 2000 1 0,3 1 10 6
Fırın 2500 1 0,65 1 10 16,25
Ampül/Led Lamba/Floresan 24 10 4 1 30 28,8
Su ısıtıcı 2200 1 0,1 1 30 6,6
Mikrodalga 800 1 0,1 1 30 2,4
Saç kurutma makinesi 1200 1 0,05 1 23 1,38
Kombi 160 1 8 0,3 30 11,52
Derin Dondurucu 40 1 24 1 30 28,8
TOPLAM 183,96

aylık 183,96 kWh, günlük 6,13 kWh gibi bir tüketime neden oluyor. Bunun da faturaya yansıması 381,23 TL gibi bir tutara tekabül ediyor.

Şimdi günlük 13,9 kWh’in üzerinde bir tüketimi olan meskenle (yaklaşık 1.040 TL’ye denk geliyor) normal koşullarda kademedeki rakam bile olan günlük 8 kWh tüketimi (ki bu da yaklaşık 497 TL’ye denk geliyor) olan bir meskenin aynı şekilde desteklenmesi sosyal bir devlet açısından uygun düşmeyecekti. Bu nedenle tüketimi çok olan abonelerin gerçek maliyet üzerinden enerji tedarikini kendilerinin ikili anlaşma yoluyla yapmaları ve sübvansiyonun ana ihtiyaç üzerinde kalmasının sağlanması amaçlandı.”

“KİMSENİN FATURASINA ZAM YAPILMADI”

Son dönemlerde kamuoyunda zam tartışmalarıyla da ilgili açıklama yapan Ulutaş, “Yapılan düzenlemeyle bakın net bir şekilde ifade ediyorum kimsenin faturasına bir zam yapılmadı. Belirttiğim kesimde kalan tüketiciler serbest piyasadan tedarik şirketlerinden kendi tüketim profillerine uygun olarak karşılıklı anlaşarak ikili anlaşma yoluyla elektrik tedarikini sağlamaya dönüktür. Bu tüketiciler için bile zam söz konusu değildir. Sübvansiyonun dışına çıkarılma ve gerçek maliyetle karşılaşmadır.

ELEKTRİKLİ ARAÇLAR VE KLİMA KULLANIMI

Uygulamadan yaklaşık 1,2 milyon mesken kullanıcısının etkileneceğini ifade eden Ulutaş, “Bu tüketim miktarı limitini anlaşılsın diye günlük veya aylık söylemlerle rakamlaştırıyoruz ama uygulamada takvim yılı tüketimine bakılıyor. Kışın kombi yazın klima tüketimlerine bakıldığında bahsettiğimiz kullanımlara bunları dönem olarak eklesek bile aylık tüketimde artma görülse bile kışın olmayan klima yazın, yazın olmayan ısınma amaçlı kombi ki diğer kombi tüketimi çok etkin değildir yıllık tüketim miktarında sınırı aşması görülmeyecek. Size daha enteresan bir örnek vereyim. Tabi ki de meteorolojik koşullar sebebiyle değişmekle beraber benim memleketim olan Anamur’da yaz ve kış klima kullanımı yaygındır. 5 kişilik bir mesken abonesinin yazın ve kışın klima kullanımı olmasına rağmen yıllık tüketimi 4.000 kWh civarında gerçekleşiyor.

Evden şarj konusunda önemli birkaç hususu bekletmek isterim. Evden şarj edebilme yetisi site, apartman gibi yerlerde gerek imar mevzuatı, gerekse kat mülkiyeti kanunu, otopark yönetmeliği çerçevesinde ortak genel kullanıma açık şekilde yapılması halinde zaten mesken kullanımının enerji tüketimini etkilemeyecek. Diğer yandan müstakil ev kullanıcıları içinse (burada kastedilen villa tipi) bahçe, peyzaj, sulama, ışıklandırma ve ısıtma-soğutma sistemi dikkate alındığında son kaynak tedarik limitinin üstünde bir tüketim olması bekleniyor. Bu durumda şarj tüketiminin bu tip tüketiciler için etkisi zaten olması beklenmez. Yani müstakil evlerde elektrikli araç şarj etme işi müstakil evin zaten artacak olan faturasını düzenleme kapsamına şarj için girmesine sebep olmayacak. Artan maliyete ek olarak dahil olacak. Ancak kırsal bölgelerdeki müstakil meskenlerdeki düşük yıllık tüketim ortalamasına sahip olanlardaysa yıllık şarj etme süresine bakıldığında kış ve yaz şarj ihtiyacına bakılırsa bunlar için bir etkinin olması da beklenmiyor” diye konuştu.

“YANLIŞ BİLGİ VERENLER VEBAL ALTINA GİRİYOR”

Kamuoyunda yapılan yanlış bilgilendirmeleri de değerlendiren Ulutaş, “Siyasetten de, ‘uzman’ ünvanlı bazı insanlardan da ne yazık ki böyle açıklamalar duyuyoruz. SKTT’ye dahil olmayan, ayda 495 TL fatura ödeyen birine yüzde 140 zam yapılsa bu yaklaşık 1200 TL’ye tekabül eder. Böyle bir zam ya da artış kesinlikle mümkün değil. Bu hesabı nerden nasıl yaptılar onu da bilemiyoruz. Yani mesela neden 140, neden 150 değil 130 değil. Biz açık, şeffaf ve bilgi paylaşımına açık bir kurumuz. Zam yapınca da indirim yapınca da kamuoyuna nedenleriyle birlikte açıklıyoruz. Şu anda da yaptığımız gibi. Bir kez daha söylemekte fayda var yıllık tüketimi 5.000 kWh’in altında olan için bu düzenleme kapsamında herhangi bir zam veya artış bulunmuyor. Burada bir aylık faturası örnek veriyorum 2000 TL gelmiş, bir ay 3000 TL gelmiş ama yıllık tüketimi 5.000 kWh’i geçmemiş meskenlerimizde de herhangi bir değişim olmayacak. Aylık tüketim miktarının tek başına hiçbir önemi yok, burada kriter belli, yıllık 5.000 kWh. İnsanları yanlış yönlendiren, bilinçli ya da bilinçsiz kafalarını karıştıran kişiler gerçekten büyük bir vebal altına giriyorlar. Kaldı ki, son kaynak kapsamına giren abonelere bu süreçte herhangi bir karışıklık olmasın diye şirketler bildirimde bulunuyor.

Vatandaşlarımız müsterih olsun yıllık 5.000 kWh elektrik kullanmayan abonelerden her şeye rağmen böyle bir tespiti olan varsa kurumumuzun internet sitesinde fatura hesaplama modülü var. Önce oradan kontrol etsin. Böyle bir hata varsa (ki pek mümkün değil ama varsa bir hata) derhal kurumumuza müracaat etsin. Kimsenin endişesi olmasın çünkü biz o hatayı düzelttiririz” dedi.

SKTT KAPSAMINA GİRMEYEN ACİL İHTİYAÇ SAHİPLERİ

Düzenlemenin dışında yer alan acil ihtiyaç sahipleriyle de ilgili konuşan Ulutaş, “Mesken abone grubunda bulunan camiler, cem evleri, ibadethaneler, dernekler, vakıflar tabi bunların ticari faaliyet gösteren işletmeleri hariç, ayrıca şehit aileleri ve muharip/malul gaziler, köy içme suları, AFAD’a ait geçici barınma merkezleri, elektrikle çalışan diyaliz destek ünitesi, solunum cihazı ve benzeri mahiyette yaşam destek cihazlarına bağımlı olan tüketiciler de bu düzenlemenin dışında yer alıyor” dedi.

SKTT KAPSAMINA GİREN ABONELERİN DİKKAT ETMESİ GEREKENLER

SKTT kapsamına giren mesken abone grubuyla da ilgili değerlendirmelerde bulunan Ulutaş,
“Evinize bir koltuk alıyorsunuz, bir araba alıyorsunuz, en basiti pazarda bir meyve alırken bile bakıyorsunuz, inceliyorsunuz. Bu düzenlemenin en önemli artısı sübvansiyonsuz bir durumda elektrik enerjisinin bir gider olduğunu (ki bahse konu tüketimler normal mesken tüketimlerinin kat be kat fazlası) ve düşürmek/verimli kullanmak veya en iyi fiyatı araştırmak gerektiğini öğrenmiş olacağız. Kurumumuz internet sitesinden kontrol ederek lisansı bulunan şirketlerden kendi tüketim profiline hangi saatlerde kullandığına ne kadar kullandığına bakarak (ki elimizdeki değerlerde mesken abonesi olup küçük ölçekli bir ticarethane kadar enerji çeken aboneler bulunuyor) bu verilerle ikili anlaşma yapabilme imkanları bulunuyor. İlaveten Enerji Piyasaları İşletme A.Ş. (EPİAŞ) tüketicilerin e-devlet üzerinden ulaşabileceği tedarik şirketlerinin tekliflerinin görülebileceği bir platform üzerine de çalışıyor” şeklinde konuştu.

BENZER YAZILAR

En Popüler