ABD’nin AB ve Meksika’ya yönelik yüzde 30’luk yeni gümrük tarifesi kararı, enerji piyasalarında fiyat dalgalanmalarına yol açtı. Petrol ve altın güvenli liman olarak öne çıkarken, enerji ticaretinde yeni riskler doğdu.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Avrupa Birliği ve Meksika’ya 1 Ağustos’tan itibaren uygulanacak yüzde 30 gümrük tarifesi kararı, küresel piyasalarda tedirginliğe yol açarken, enerji sektörü de bu gelişmeden doğrudan etkilendi. Jeopolitik belirsizliklerin ve karşılıklı misilleme endişelerinin arttığı ortamda, Brent petrol ve altın fiyatlarında dalgalanma gözlendi.
Trump’ın sert tarifeleri, transatlantik tedarik zincirlerini tehdit ederken, enerji ticaretinde de aksamalara neden olabileceği yönünde beklentileri güçlendirdi. ABD’nin enflasyonist baskılarla karşı karşıya kalabileceği yorumları yapılırken, Fed’in para politikası üzerinde oluşan siyasi baskılar enerji fiyatlarını daha da kırılgan hale getirdi.
Brent petrolün varil fiyatı haftaya yüzde 0,3 düşüşle 69,8 dolardan başladı. Bu düşüş, ticaret savaşlarının talep tarafında yaratacağı olası daralma beklentilerinden kaynaklandı. Öte yandan, dolar endeksindeki yükseliş emtia fiyatları üzerinde baskı yarattı.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in “karşı önlemler alırız” açıklaması, enerji ithalatında da vergi tartışmalarını gündeme getirebilir. AB’nin enerji ithalatında yaşanabilecek fiyat artışları ve tedarik sürecindeki aksamalar, özellikle doğalgaz ve petrol ürünlerinde maliyetleri artırabilir.
Çin-ASEAN cephesinden gelen olumlu dış ticaret verileri ise Asya enerji piyasalarında bir miktar toparlanma sağladı. Çin’in artan ihracatı, küresel enerji talebi için destekleyici bir unsur olarak öne çıktı. Ancak genel olarak ticaret politikalarındaki belirsizlikler, kısa vadede enerji piyasalarında kırılgan seyrin devam edeceğini gösteriyor.
