Cumartesi, Aralık 6, 2025
Ana SayfaManşet'Türkiye, enerji depolamada bölgesel üs olabilir'

‘Türkiye, enerji depolamada bölgesel üs olabilir’

EDEDER Başkanı Doğa Can Bayram, Türkiye’nin mühendislik, yazılım ve coğrafi konum avantajlarıyla küresel enerji depolama yarışında öne çıkabileceğini belirterek ihracat desteklerinin sektörün büyümesinde belirleyici olacağını söyledi.

Enerji Depolama Endüstrileri Derneği (EDEDER) Başkanı Doğa Can Bayram, küresel enerji depolama yatırımlarının hızla arttığı bir dönemde Türkiye’nin rekabet gücünü, şebeke esnekliği ihtiyacını, veri merkezlerinin yükselen enerji talebini ve mevzuat süreçlerini değerlendirerek sektörün geleceğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bayram, Türkiye’nin üretim, mühendislik ve yazılım alanlarında güçlü bir ekosisteme sahip olduğunu vurgulayarak, “Bu avantajlarla Türkiye, sadece kendi pazarına değil, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’ya da çözüm üreten bir bölgesel enerji üsse dönüşebilir.” dedi.

Türkiye küresel depolama dönüşümünde kendini nasıl konumlandırıyor?

Depolama dünyası Türkiye’de yeni büyüyor olsa da Avrupa ve Amerika’da geçmişi biraz daha eski. Yine de sektör global ölçekte çok genç; beş yıl önceki tabloyla bugünü kıyaslamak mümkün değil. O dönem Koreli şirketlerin belirgin ağırlığı vardı, bugün ise ciddi şekilde gerilediler. Çin’in agresif fiyat politikası sektörü dönüştürdü.

Türkiye’nin önemli bir avantajı var: Coğrafi konum. Karayoluyla Avrupa’ya, Orta Doğu’ya ve Afrika’ya çok hızlı erişebiliyoruz. Bu, modül–konteyner üretimi ve entegrasyon projelerinde büyük fırsat yaratıyor. Ayrıca yazılım ve mühendislikte Türkiye Çin’e kıyasla çok daha güçlü. Servis, yazılım ve mühendislik gibi katma değerli alanlarda Türkiye’nin bölgesel lider olma potansiyeli yüksek.

Türkiye’de yatırım ortamı ve teşvikler yatırımcıyı yeterince destekliyor mu?

Yatırımlar erken başladı, yatırımcı dönüşü hızla görmek istiyor ve beklemek maliyet oluşturuyor. Şu anda yüzde 30’a yakın yatırım desteği var ancak bence asıl kritik olan ihracata sağlanacak teşvikler. Türkiye pazarı sektörü tek başına büyütmez; depolama teknolojilerini rekabetçi fiyatla ihraç edebilir hale gelmemiz gerekiyor. En önemli kaldıraç bu olacak.

Depolama Türkiye’nin şebekesini nasıl rahatlatır? Bu konuda dünyadan hangi örnekler var mı?

Avustralya ve İngiltere bu konuda öncü ülkeler. Depolamanın yoğun olduğu bölgelerde şebeke esnekliğinin nasıl arttığını net şekilde görüyoruz. Türkiye açısından ek bir boyut daha var: Enerji dış ticaret açığı. Bu nedenle depolama teknik olduğu kadar ekonomik açıdan da stratejik.

Türkiye enerji merkezi olma hedefini uzun süredir daha çok doğalgaz üzerinden konuşuyordu. Oysa yerli batarya üretimi ve depolama teknolojileri Türkiye’yi enerjinin geneli için bir merkez ülkeye dönüştürebilir. Yatırımcı iştahı, hızlı adaptasyon ve güçlü mühendislik ekosistemi bu dönüşümü destekliyor.

İspanya, Fransa ve Portekiz’i etkileyen kesintiler sonrası depolamanın önemi yeniden gündeme geldi. Depolama bu tip krizlere çözüm olur mu?

Depolama, şebeke problemlerini şu an en hızlı ve ekonomik şekilde çözebilen teknoloji. Aktif–reaktif güç desteğini bir saniyenin altında verebiliyor. İspanya’daki gibi krizlerde stratejik noktalarda depolama bulunması büyük fark yaratır. Batarya yatırımları şebekenin adeta akciğeri gibidir; çok hızlı devreye girer ve sürdürülebilirliği artırır.

Yapay zekâ ve veri merkezlerinin hızla artan enerji talebi ile depolama nasıl ilişkilenecek?

Veri merkezlerinin en büyük yatırım kalemi enerji. Zaten her veri merkezinde batarya olmak zorunda. Geleneksel UPS bataryalarının yerine enerji depolama sistemlerine geçiş başlıyor. Jeneratör yükünü azaltmak, esnekliği artırmak için depolama ideal. Biz de bu alanda çalışmalar yürütüyoruz. Yakında veri merkezlerinin enerjide daha entegre ve esnek yapılar haline geldiğini göreceğiz.

Mevzuat tarafında hâlâ iyileştirilmesi gereken noktalar var mı?

Büyük eksikler kalmadı. Çerçeve uygun. Ancak süreçlerin yavaş ilerlemesinin bazı nedenleri var. İlki izin süreçlerinin uzunluğu. İkincisi ise finans kurumlarının temkinli yaklaşması. Bankalar depolama gelir modellerini yeni anlamaya başlıyor. Çözüm ise santrallerin şebekede aktif çalışarak kendini ispatlaması. Bu denemeler finans tarafında güven oluşturacaktır.

EDEDER 2026 için hangi hedefleri belirledi?

Geçen yıl hedefimiz entegrasyon firmalarının aktifleşmesi ve regülasyonların çıkmasıydı, buna ulaştık. Devlet, şirketler, müteahhitler ve danışmanlar aynı masada buluşmaya başladı.

2026 hedefimiz ise sektörün dijitalleşmesi ve yazılım kapasitesinin güçlendirilmesi. Gelişimin ana itici gücü bu olacak.

Depolama Kongresi’nde neler göreceğiz?

3 Aralık’ta yapılacak kongrede devlet tarafı da güçlü şekilde yer alacak. Konuşmaların derinliği ve uluslararası içerik açısından dünya çapında bir etkinlik olmasını bekliyoruz.

Yazar

BENZER YAZILAR

En Popüler