Cumartesi, Aralık 6, 2025
Ana SayfaElektrikAHMET ÇAĞRI ÇİÇEK: ‘EPDK ENERJİ SEKTÖRÜNÜN GÜVENLİK MEKANİZMASIDIR’

AHMET ÇAĞRI ÇİÇEK: ‘EPDK ENERJİ SEKTÖRÜNÜN GÜVENLİK MEKANİZMASIDIR’

EPDK Kurul Üyesi Ahmet Çağrı Çiçek, Türkiye’nin uluslararası enerji regülasyon yapıları içinde en aktif ülkelerden biri olduğunu belirterek, “Sektör bize güvensin. EPDK bu sektörün emniyet sübabı, güvenlik mekanizmasıdır. Her zaman çözüm odaklıyız” dedi.

EPDK Kurul Üyesi Ahmet Çağrı Çiçek, Gündem Enerji Genel Yayın Yönetmeni Emin Kaya’ya yaptığı değerlendirmede Türkiye’nin Enerji Düzenleyicileri Bölgesel Birliği (ERRA) çatısı altında en aktif ülkelerden biri olduğunu söyledi. Türkiye’nin enerji piyasasında Avrupa ile aynı seviyede ilerlediğini, hatta bazı alanlarda önüne geçtiğini vurgulayan Çiçek, “EPDK, 24 yıllık kurumsal tecrübesiyle enerji sektörüne yön veren, sorunlara en hızlı yanıt verebilen regülatörlerden biri haline geldi” dedi. Enerji arz güvenliği, piyasa istikrarı ve şeffaf regülasyonun kurumun temel öncelikleri olduğunu belirten Çiçek, “Bir sorun ortaya çıktığında anında aksiyon alıyor, düzenlemeleri sektörün ihtiyaçlarına göre hızla güncelliyoruz” ifadelerini kullandı.

Türkiye, ERRA içinde hangi konularda liderlik etmeyi hedefliyor? EPDK olarak ve elbette siz ülkemizi bu birlikte temsil eden isim olarak hangi çalışmaları yürütüyorsunuz?

ERRA, uzun yıllardır içinde bulunduğumuz bir birlik. Şu anda 48 üyesi bulunuyor. Aslında Avrupa’da, 1990’ların sonunda ve 2000’lerin başında, komünizmin etkilerini azaltmak amacıyla USAID tarafından desteklenen bir dernek olarak kuruldu. Adı “Avrupa Bölgesel Regülatörler Derneği.”

Amacı; edinilen regülasyon tecrübelerinin paylaşılması, eğitimlerin düzenlenmesi, üyeler arasında bir bilgi ekosistemi oluşturulması. Her ülkenin kendine özgü bir regülasyon süreci ve tecrübesi var. Örneğin Estonya farklı bir deneyime sahipken, Türkiye EPDK’nın kuruluşundan bu yana kendi özgün yolunu izledi. ERRA, bu farklı tecrübelerin paylaşılmasını sağlıyor.

Bu paylaşımlar eğitimlerle, yatırım konferanslarıyla, atölye çalışmalarıyla yapılıyor. Artık sadece Avrupa ile sınırlı değil; Tayland gibi Asya ülkelerinde de konferanslar düzenliyoruz. Örneğin geçen yıl Tayland’da bir konferans gerçekleştirdik ve Taylandlı bir regülatör, kurulumuzun üyesi oldu. Yani ERRA giderek büyüyen, sınırlarını aşmış, küresel bir yapıya dönüşüyor.

Artık üyelerin sadece Avrupa’dan olması gibi bir şart yok mu?

Hayır, artık genişliyoruz. Amacımız sadece Avrupa ile sınırlı kalmak değil. ERRA markası zaten tanınmış durumda; bu ismin gücüyle dünyanın dört bir yanında eğitimler ve çalıştaylar düzenliyoruz. Üyeler bize geliyor, biz onlara gidiyoruz. Kısacası ERRA, sınırlarını aşmış, güçlü ve etkin bir dernek haline geldi.

Peki Türkiye ERRA içinde nasıl bir rol üstleniyor? EPDK olarak neler yapıyorsunuz?

Türkiye, şu anda ERRA içinde en aktif ülkelerden biri. Eğitimlere katılımda, en fazla uzman gönderen ülke durumundayız. Her yıl 15-20, bazen 25 kadar uzmanımız ERRA eğitimlerine katılıyor.

Yatırım konferanslarına da büyük heyetlerle iştirak ediyoruz. Bazı ülkeler hiç katılmazken biz mutlaka temsil ediliyoruz. Ayrıca ERRA bünyesinde elektrik, doğal gaz, müşteri hizmetleri gibi farklı çalışma grupları var. Bu gruplarda Türk uzmanlarımız aktif olarak yer alıyor, hatta başkanlık görevleri üstleniyor. Türkiye’nin regülasyon tecrübelerini paylaşıyor, eğitimler veriyorlar. Dolayısıyla Türkiye, bilgi paylaşımında ve regülasyon tecrübesinin aktarılmasında son derece etkin bir rol oynuyor.

Enerji arz kesintileri gibi krizlerde ERRA ülkeleri arasında veri ve koordinasyon nasıl sağlanıyor?

ERRA, doğrudan “şunu yapın” veya “bunu uygulayın” diyecek bir otorite değil. Üye aidatları ve eğitim gelirleriyle çalışan bir dernek. Ancak örneğin Portekiz veya İspanya’da yaşanan elektrik kesintileri gibi olayların nedenlerini analiz edip diğer ülkelere aktarabiliyor. Yani yaşanan sorunların sebeplerini araştırıp, bu tecrübeleri paylaşarak benzer sorunların tekrar yaşanmaması için farkındalık oluşturuyor. Tavsiye niteliğinde çalışmalar yürütüyor, konferanslar ve atölye çalışmaları düzenliyor.

Avrupa’daki yeni elektrik piyasa tasarımı düzenlemeleri Türkiye’yi nasıl etkileyebilir?

Bazı konularda biz Avrupa’nın önüne geçiyoruz, bazı konularda ise onları takip ediyoruz. Örneğin sınırda karbon düzenlemesi 2026’da devreye girecek. Türkiye olarak biz de bu süreci yakından takip ediyoruz. Karbon emisyonlarının azaltılması ve toplayıcılıkla alakalı düzenlemeleri hayata geçirdik.

Avrupa Birliği direktiflerini yakından izliyor, uygun olanları mevzuatımıza entegre ediyoruz. Bir kısmı kanun, bir kısmı yönetmelik haline geliyor. Enerji piyasası yapısı açısından Avrupa’ya çok yaklaştık. Gün öncesi ve gün içi piyasaları, doğal gaz piyasasının yönetimi gibi konularda Avrupa standartlarını yakaladık. Şeffaflık açısından da oldukça ileri bir noktadayız. Piyasa derinliği bakımından henüz Avrupa seviyesinde olmasak da komşu ülkelerle (örneğin Azerbaycan, İran, Türkmenistan) ticaretin artmasıyla birlikte bu derinliğin daha da gelişeceğini düşünüyorum.

ERRA çatısı altında enerji veri güvenliği ve şebeke standardizasyonu için ortak bir çerçeve oluşturulacak mı?

Evet, enerji güvenliği ve özellikle siber güvenlik konularında çalışmalar yürütüyoruz. Türkiye olarak biz bu konuda önemli adımlar attık. EPDK birkaç yıl önce endüstriyel kontrol sistemlerine yönelik bir yönetmelik yayımladı. Bazı dağıtım şirketlerimiz geçmişte siber saldırılara maruz kaldı. Bu da bize ciddi dersler kazandırdı. Siber güvenlik, enerji güvenliğinin olmazsa olmazıdır. Bir hacker birkaç saniye içinde bir enerji sistemini çökertme potansiyeline sahip. Dolayısıyla elektrik ağlarımızı ve kontrol sistemlerimizi dış tehditlere karşı korumak zorundayız. ERRA bünyesinde bu konuda atölye çalışmaları, bilgi paylaşımları yapıyoruz. Biz kendi tecrübelerimizi anlatıyoruz, diğer ülkeler de kendi örneklerini paylaşıyor. Kısacası siber güvenlik, artık enerji sektörünün ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir.

Kasım ayı ile EPDK’nın kuruluşunun 24. Yılı doluyor… Bir anlamda 25.yıl ve çeyrek asırlık bir kurum… İlk günden bugün EPDK enerji sektörünün gelişiminde hangi kritik rolleri oynadı? Biraz da EPDK’nın sektör için ifade ettiği konuşalım…

EPDK kurulduğu günden bu yana enerji sektörünün her alanında yön verici bir kurum oldu. Avrupa’daki regülasyon kurumları arasında örnek gösterilen, proaktif bir regülatörüz. Bugün elektriği hızlıca temin edebiliyorsak, her köy ve ilçeye doğal gaz ulaşmışsa, bu EPDK’nın yıllar içinde oluşturduğu düzenleyici çerçevenin sonucudur.

EPDK, piyasanın ihtiyaçlarına en hızlı cevap verebilen kurumlardan biridir. Bir problem gördüğümüzde hemen aksiyon alabiliyor, yönetmelikleri hızla güncelleyebiliyoruz.

Çalışanlarımız, uzmanlarımız ve Sayın Başkanımızla birlikte çok aktif bir şekilde çalışıyoruz. Artık sorunları oluşmadan önce tespit edebilen bir kurumsal refleksimiz var. EPDK bugün enerji piyasasının vazgeçilmez bir unsurudur.

Düzenlemeler yapılırken sektör paydaşlarının görüşlerine de önem veriyorsunuz.

Kesinlikle. Bir kanun, yönetmelik veya tebliğ yayımlamadan önce taslağı web sitemizde paylaşıyor, tüm paydaşların görüşlerini alıyoruz. Onların fikirlerini değerlendiriyor ve düzenlemeleri hem sektörün hem de vatandaşların ihtiyaçlarına uygun şekilde şekillendiriyoruz. Şeffaflık bizim için çok önemli.

Önümüzdeki 10 yılda Türkiye enerji sektörünü nerede görüyorsunuz? EPDK’nın bu vizyonda hangi katkıları olacak?

Birçok alanda Avrupa ile aynı seviyedeyiz, hatta bazı konularda önlerindeyiz. Enerji borsamız (EPİAŞ) çok iyi çalışıyor. Elektrik piyasasının derinliği artıyor, işlem hacimleri büyüyor. Toplayıcılık ve lisanssız üretim gibi yeni düzenlemelerle piyasayı daha dinamik hale getiriyoruz. Yenilenebilir enerjide hızlı bir ilerleme kaydediyoruz. Türkiye, enerjide bağımsızlık yolunda büyük bir mesafe kat etti. Önümüzdeki 10 yılda tam anlamıyla bağımsız olmasak da, nükleer santralimizin devreye girmesiyle arz güvenliği açısından çok güçlü bir konuma geleceğiz. EPDK olarak yaptığımız düzenlemelerle yalnızca bugünü değil, önümüzdeki 20-30 yılı da güvence altına almaya çalışıyoruz.

EPDK olarak önümüzdeki süreçte gerek elektrik gerekse akaryakıt sektöründen beklentileriniz neler?

Sektörden beklentimiz net: EPDK’ya güvenmeleri. EPDK, bu sektörün emniyet sübabı, güvenlik mekanizmasıdır. Hangi alanda olursa olsun (elektrik, doğal gaz, petrol ya da LNG) bir sorun yaşandığında biz buradayız. Çözüm odaklıyız, hızlı hareket ediyoruz ve her zaman sektörün yanında olacağız.

Yazar

BENZER YAZILAR

En Popüler