Enerji gündemli yazıma başlamadan önce kısa birkaç bilgi.
Dünya nüfusu 8 milyar civarında. Dünyamızda her gün açlıktan 27 bin kişi hayatını kaybediyor ve 900 milyon kişi aç uyuyan sayısı. Gıda atığının ekonomik boyutu 1,5 trilyon USD. ABD ve AB’de yapılan gıda israfının doyuracağı kişi sayısı 24 milyar kişi. Türkiye’de günlük ekmek israfı 5 milyon adet ve ekmeklerin evlerde israfı oranı yüzde 60. Her bir dakikada 40 futbol sahası büyüklüğünde ormanları kaybediyoruz. 2050 yılına kadar Amazon yağmur ormanlarının yüzde 60’ı yok oluyor. Hafızamızda bu rakamlar kalsın zira yazının bütününde neden bu rakamlarla başladığım daha net anlaşılacak.
ABD başkanlık seçimleri ve sonrasında Başkan Trump’ın ulusal enerji acil eylem planını açıklamasıyla birlikte özellikle şimdiye kadar çok da gündemde olmayan Kuzey Denizi ve ticaret yolları bambaşka öneme haiz oldu.
Artık ABD’nin geçmişte oldukça iyi ilişkiler sürdürdüğü ve yıllardır müttefik olduğu AB ülkeleriyle farklı bir ticari, askeri ve jeopolitik bambaşka bir döneme geçeceği, İngiltere ile başta Kanada olmak üzere kuzey deniz ticari yollardaki çekişmesi, dünyanın en zengin uranyum zenginleştiricisi Rusya ile yumuşama mı? Ve her daim Çin ile zoraki ticari ilişkiler.
20 Ocak 2025 tarihinde Başkanlığı devralan Trump’ın kuzey deniz enerji politikasına müdahale etmesiyle birlikte İngiltere ile olan ilişkilerde zor günler başlamış görülüyor. Bilindiği üzere kuzey deniz kıta sahanlığı bölgelerinde oldukça zengin petrol, doğalgaz ve maden yatakları bulunmaktadır. Lityum ve Uranyum gibi nadir toprak elementleri çiplerin yapımında kullanılan maden kaynakları. Kuzey denizinde, Kanada ve Ukrayna’da uranyum rezervleri oldukça güçlü ve gelecekte kömürü ikame edebilecek nükleer enerji santralleri için bu kaynaklar oldukça hayati yer tutacak. Özellikle Elon Musk’ın daha çok teknolojik yapay zekâ kontrollü SMAR (küçük nükleer güç santraller) çalışmaları var.
Trump ulusal enerji acil eylem planı ile enerji altyapılarındaki çoğu çevreci kısıtlamaları kaldırdı. Paris iklim anlaşmasından çekilerek bu anlaşmanın tek taraflı ve adil olmadığını nitelendirmiş, bu anlaşmanın ABD endüstrisinin Çin’e karşı rekabet edebilme imkanını oldukça zayıflattığını belirtmiştir.
ABD, Kuzey Denizi ve açık denizlerde fosil kaynaklı petrol, doğalgaz ve maden yatakları için sondaj izinleri ve çevresel etkileri minimuma indirecek aramaları kolaylaştıracak tüm işlemelere izin vereceklerini açıkladılar.
Biden döneminde yeni LNG kara terminalleri yapımında ekonomik ve çevresel açıdan zorlaştıran tüm yaptırımlar yeni dönemde iptal edilmiş olup özellikle LNG ihracatının önü açılmıştır. ABD 2024 yılında en fazla ihracat yapan ülke olup (88,9 milyon ton) onu Avustralya, Katar, Rusya ve Malezya izlemektedir. En fazla LNG ithalatı yapan bölge Asya kıtası, ülkeler ise Çin, Japonya ve Güney Kore. Küresel LNG ihracatı 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 1,6 oranında artmıştır.
ABD, Rusya Ukrayna savaşında piyasada oluşabilecek şokları engellemek için 200 milyon varil civarı ham petrolü piyasaya sokmuştu. Şimdi yeni politikada petrol rezervlerinin en üst seviyede tutulması ve yeni arama izinlerinin verilmesi onaylandı. Biden iç üretimin kısılmasına karşıydı ve o günlerde günlük petrol üretimi günlük 13 milyon varil civarındaydı. Biden iklim programlarını öncelikliyordu. Trump ise 360 milyonluk ABD nüfusunu öncelikle petrol üretiminin artırılmasıyla iç piyasayı rahatlatma amacı gütmektedir. Akaryakıt fiyatlarını düşürmekle birlikte halkın tepkisini azaltma ve enflasyonu indirmek asıl olan. (Fosil yakıtlara bu kadar kolay ulaşabilirken diğer enerji üretimlerine çok da sıcak bakmadığını biliyoruz.) Trump ve ekibi petrolü sıvı altın olarak nitelendiriyor ve elimizde petrol var yeterince kullanmıyoruz gözüyle bakıyordu. ABD seçimleri sonucunda bir önceki başkanlık dönemine göre Trump’ın eli oldukça güçlü (Temsilciler Meclisi ve Kongre üyeleri sayısında Trump çoğunlukta) Trump’ın yeni Enerji Bakanı Chris Wright, hidrokarbon işiyle uğraşan petrolcü bir iş adamı. Yıllar önce bir reklam filminde kaya gazını ortaya çıkarmak için hidrolik çatlatmada kullandığı sıvının zararlı olmadığını göstermek için kamuoyu önünde içmişti.
Trump, ülkesinde ve açık denizlerdeki offshore rüzgâr santrallerinin özel şirketlere kiralama işlemlerini de askıya aldı. Halen devam eden projeler ve işletmede olan santrallerde ise devam etme kararı aldı. Trump, eski Başkan Biden’ın 2021 yılında imzaladığı ve 2030 yılına kadar ABD’de yerli otomotiv pazarında satılacak elektrikli araçların payının yüzde 50’lere ulaşmasını hedefleyen kararnamelerini de iptal etti. Elektrikli araç şarj istasyonları için merkezi hükümetten verilecek fon desteği ve kredilendirmeler de sonlandırılacak.
